gazete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gazete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2009 Pazar

GAZETELER

Gazetelerin logolarının yanında yer alan yazılar; gazetelerin sloganları..
O cümleyi ve kelimeyi duyar veya okursanız,
hemen hangi gazete olduğunu anlarsınız..
AKŞAM; Türkiye'nin Gazetesi
SABAH; Türkiye'nin en iyi gazetesi
BiRGÜN; Halkın Gazetesi
GÜNEŞ; Halkın Cesur Sesi
HABERTÜRK; Gücü Özgürlüğünde
MİLLİ GAZETE; Hak Geldi Batıl Zail Oldu
HÜRRİYET; Türkiye Türklerindir
ÖNCE VATAN; Halkın Günlük Gazetesi
TERCÜMAN; Halka ve Olaylara Tercüman
Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır
MİLLİYET; Basında Güven
POSTA; Türkiye'yi ve İnsanları Çok Seviyoruz
YENİ ŞAFAK; Türkiye'nin Birikimi
SÖZCÜ; Cumhuriyet'in Gözcüsü
TARAF; Düşünmek Taraf Olmaktır
YENİÇAĞ; Dünyayı Türkçe Okuyun
Ne ABD örtülü ödenekleri ne Soros finansı ne de AB fonları...
Sadece okurlarının satın alabildiği gazete...
VATAN; Bağımsız Günlük gazete
TAKVİM; Halkın Gazetesi
GÜNBOYU; Bilim-Birlik-Barış

3 Ekim 2009 Cumartesi

EN UCUZ GAZETE

Haber almak güzel bir şey.Gazete okumak bilinçli olmak demek..Tabi ki her gazete de bir değil fiyatı olsun, içeriği olsun, ahlak ve milli değerlere saygılı olup olmaması da önemli.Doğru haber vermesi ve güvenilir olması vazgeçilmez olması anlamına geliyor.
Maliyet en önemli konu.Çünkü evin elektrik gibi vazgeçilmez ödemeleri yanında kalan parayla diğer ihtiyaçlarınızı karşılamak lazım.Bu yönden en ucuz veya en hesaplı gazeteyi araştırdık siz sevgili okurlarımız için bulduk; gazetenin fiyatı 10 kuruş eski parayla 100 bin lira.
Sıkı durun, o gazetenin adını açıklıyoruz; DOKUZ SÜTUN.
Günlük 10 kuruş.
Denemek lazım.
Hesaplı gazete..


9 Eylül 2009 Çarşamba

YORUMSUZ YAZILAR 9.9.9

"Bize olacağını söylediklerinizle, bu yol haritası birbirini tutmuyor. Hayır mı şer mi?"
Kamyonların olmaması, krizi gösteriyor.
Lüks araçlarda, herhalde tatile sadece zenginlerin çıktığını.
8.9.2009 Habertürk Gazetesi
Devlette de böyle, doktor ne kadar hasta muayene ederse o kadar kazanır.
8.9.2009 Habertürk Gazetesi
Başbakanlık Acil Durum Yönetimi, son can kaybı sayısını ve ilk hasar durumunu açıkladı: İstanbul ve Tekirdağ'da 31 kişi öldü, kayıp 2 kişi aranıyor.
Maliye Bakanlığı'nın sağlık harcamalarını kısmak için muayene katılım payına yaptığı zam memurları üzecek.
Azerbaycan ayakta: Bunun adı ihanet
Vodafone Türkiye'nin İkitelli Basın Ekpres yolu üzerinde bulunan veri santrali, yoğun yağış nedeniyle bu sabah kullanılamaz hale geldi.
Genelkurmay: Havadan ve karadan 97 kişi kurtarıldı
Baykal’la Bahçeli’nin yüzünden...

2 Eylül 2009 Çarşamba

BASIN ÖZETLERİ


Bu Trabzon’dan davacıyım hâkim bey
Gebze’de oturan bordo-mavili fanatik taraftar Sıdkı Narman, lige kötü başlayan Trabzonspor’u mahkemeye verdi.


Şehit olmadan iki gün önce oğlu ile telefonla görüştüğünü anlatan Fatma Erkmen, “Oğlum bana, ‘Anne, Erdoğan ‘açılım’ dedi, buralarda terör bitti, beni merak etmeyin’ demişti” diye konuştu.


Devlet, ne kadar geç kalınmış olsa da, GAP’ı bir an önce tamamlamalı.Buna paralel olarak, bölgedeki feodal sistemi bitirici önlemler almalı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sağlık sektörüne en fazla harcamanın bu dönemde yapıldığına işaret ederek, sağlığa yapılan harcamanın bir bedelinin olmadığını söyledi.

http://yenisafak.com.tr/Politika/Default.aspx?t=02.09.2009&c=2&area=4&i=208821

BU KİMLİGE İYİ BAK

Şehidin eşi Seher'in, 'Kimse ağlamasın, boynumuz bükük değil. Ben şehit eşiyim' sözleri herkesi kendine getirdi. Şehidin kayınbabası İsmail Hakkı Büyüktopçu'nun cebinden çıkardığı kimliği havada sallayarak yaptığı şu konuşma ise tarihi nitelikteydi:

BAŞBAKAN OLURSUN
Bu ülkede yaşayan insanlara söylüyorum. Bu kimlik her şeye yeter, bu kimlik gerekirse insanı Başbakan yapabiliyor, gerekirse Cumhurbaşkanı seçiyor, gerekirse Genelkurmay Başkanı yapıyor. Bundan daha başka ne isteyebiliriz. Birlik olalım, dirlik olalım.
İş adamı Halis Toprak'ın, 'Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) Toprak Grubu şirketlerine atadığı yöneticilerin, İstinye'deki Aslanlı Köşk ve Beşiktaş'taki Toprak Center satışlarının iptali için açtığı davaları geri çekerek görevlerini kötüye kullandıkları' gerekçesiyle TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün de aralarında bulunduğu 13 TMSF yöneticisi hakkında suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.

Alınmayan gaz için İran'a iki milyar dolar daha ödenecek
Doğalgaz tüketimindeki düşüş enerji yönetimini 'iki arada bir derede' bıraktı. Kriz ortamında peş peşe yapılan zamlarla faturaları ka-baran aboneler kombiyi kısınca geçen yıl kullanılmayan gaz için İran'a 704 milyon dolar ödenmişti. İlkbaharda yapılan indi-rimler de tüketimi artırmayınca bu yıl da İran'a 'al ya da öde' şartından dolayı 2 milyar dolar daha ödeneceği tahmin edili-yor. Tüketimin artırılması için bazı sektörlere ÖTV'siz gaz verilmeyi planlanırken uzmanlar 'acilen indirim yapılsın' diyor.

Fatura her zaman olduğu gibi hastaya çıktı!
Sağlıkta fatura hastaya çıktıSGK ile özel hastanelerin anlaşmasında fatura hastalara çıkacak. Özel hastanelerde katkı payı yüzde 30’dan yüzde 70’e yükseliyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hemen her ay değiştirdiği uygulamalara bir yenisini daha katmaya hazırlanıyor. SGK, özel hastanelere tedavi için giden hastalardan alınan katkı payını yüzde 30’dan yüzde 70’e yükseltecek.Bütçe açığı, hükümetin sağlık harcamalarını da kısmasına sebep oldu ve özel hastanelerde alınan katkı payının yüzde 30’dan yüzde 70’e çıkması kararlaştırıldı.
Vatandaşa sormuşlar: “Kürt açılımı hakkında ne düşünüyorsun?” “Şu an açım” demiş, “Görüş beyan edecek halim yok.”
"Sen benim kim olduğumu biliyor musun ulan!" yazılmalı o plakalara...Ön cama "Hamili plaka yakinimdir" kartı, arka cama "Devlet malı deniz, binmeyen keriz" kartı yapıştırılmalı.
Özel yollar yapılmalı mesela...
Gizli tanıklara gizli oturum gerek. Tek dil, tek bayrak,
tek ulus diyenlere ağır mı ağır yaptırım gerek.
Vurmayan füzeye 430 milyon lira
Hedefleri vurmadığı için kullanıcısı Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından istenmeyen tanksavar füzesi Eryx projesinde 5 yıldır süren dava sonlandı. Mahkeme Türkiye'nin ödediği 280 milyon euronun sadece 75 milyon euroluk bölümünün iadesine karar verdi. Ödenen 430 milyon lira çöpe gitmiş oldu.
Çirkin TRT, saygısız yayıncılık!..
Allahtan Eurosport var.. Allahtan Eurosport'da seyirciye ve spora saygı duyan, ekran başına derslerine çalışıp gelen sunucular var da, Dünya Atletizm Şampiyonasını izlemek için TRT'ye muhtaç olmuyoruz.. Atletizmi, adı Dünya Şampiyonası da olsa spordan saymayan bir yönetim anlayışı.. 25 yıldır atletizm anlattıkları halde, hâlâ bu sporu öğrenme zahmetine katlanmayan sunucular.

30 Temmuz 2009 Perşembe

GASTE, GAZETE ve MAZETE

2008 yılının ilk aylarında Gaste gazetesi hayatımıza girdi..Ücretsiz ve tabldoit.Küçük sayfalı ve şehirde sabahları elinize tutuşturuyorlar (mecbur değil, alırmısınız diyorlar). Daha önce tabldoi t gazete denemeleri olmuştu ama uzun sürmedi..Bu arada Doğan gurubu da ücretsiz ve tabldoit bir gazete yayınlamaya başladı.
1990'larda ''GAZETE'' Gazetesi vardı.Mazete adlı ekide bulunuyordu..
Fakat, Gazete gazetesi bir derece de Gaste gazetesini isim olarak onaylamıyorum..
Ücretsiz gazetenin (ülke genelinde) okur sayısını yükseltebileceğini düşünüyorum.Fakat bu gazete masraflarını reklamla kapatabiliyor mu?Başka bir neden olabilir mi? Kullanılan ismin (Gaste) doğruluğu hakkında ne dünüyorsunuz... Ücretsiz gazeteler diğer gazetelerin satışını etkiler mi..
Bu soruları düşünürken; 1 yıl kadar sonra 2009'un yine ilk aylarında kapandı.
Sabun köpüğü gibi kaybolup gitti..
Bir varmış bir yokmuş.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

MEDYANIN GERÇEK YÜZÜ

Bazı gazeteler ve yazarlar
gazeteciliğin ve yorumun dışında yaptıkları
ortada (medyanın kirli yüzü olarak)..
Bunlardan , biri.. Silivri'de devam eden, mahkeme konusu olan; darbe çetesi (farklı bir ifadeyle) ile ilgili yasağı ne (bir takım) medya nede siyasiler takmadı.
Oysa bu kanun uygulanması gerekiyordu.Milletin gözünün içine baka baka bazıları bu kuralı ihlala devam etti.İlgililer de izledi. Fakat başka bir davada (Almanya'dan gönderilen dosyalı dava) bu kuralı uyguluyorlar.Az evvel yazdığımız Bir takım basında bunu destekliyor (Diğerini niye desteklemediniz diye sorulmalı mı?).
Bütün davalarda ve her şeyde yasalar tam uygulanmalı,
TARAFsız olunmalı; senin - benim, davam- medyam olmamalı.
Yazarın biri; her şeyi tahmin ediyor, kısa zamanda hepsi çıkıyor! ve (imalı şekilde) tehditte ediyor. Benim dediklerimi yapın yoksa ..... demeye getiriyor.. İşte o haberin linki;
Bu olağan mı, normal bir davranış mı..
Basın; iş takibi , başkalarını tehdit etmek beyin yıkamak gibi olumsuz şeylerle niye meşgul..
Bakıyorsunuz artık BASIN'IN haberin aslıyla alakası değil
haberle ilgisi kalmamış.
Basının görev tanımı değişti mi?

7 Haziran 2009 Pazar

GAZETE MANŞETLERİ

________7 Haziran Pazar 2009______
5 milyon Euro'luk Köle; Futbol
Kendine yakışanı yapmalı, istifa etmeli; Politika
Türkiye çatlağı; Dünya siyaseti
İMF; Ekonomi, Vatandaş
Çiftçi kıskaçta; Ekonomi, Hayat
Bırak o Koltuğu; Politika
Yukarıdaki yazılanlar bu günkü gazete manşetleri..
20 yıl önce,
hatta 40 yıl önce de
harf ve kelimesi biraz değişebilir ama aynı şeyler yazılmış, yazılıyor.
Ne değişti, ne değişmiş.
Hiçbir şey.
Aynı şeyler..
Evet, Tarih tekerrürden ibarettir.
Ya bizde bir şey var, ya..

9 Nisan 2009 Perşembe

MEDYA'YA DİKKAT


''İmparatorluğun Lausanne şehrinde tasfiyesinden sonra, elimizde kalan "azınlıklara" gene de baskı yapıldı. Öldürülen öldürülmüştü, sonra gönderilen gönderildi ve geride kalanlara, fakat antlaşma uyarınca kılına dokunulamayanlara da "negatif ayırımcılık" uygulandı. Artık kesemiyorduk, ancak bu kadar ezebiliyorduk onları! Örneğin devlet memuru olabilmek için bugünkü gibi "Türk vatandaşı olmak" şartı değil, Türk "ırkından" olmak şartı aranıyordu!... http://www.sabah.com.tr/2009/02/28/haber,F756AF68ED7345D9817AB6364559026E.html ''
''1915 Tehciri'ni uygulamak için, en azılı katiller hapishanelerden çıkarılıp sahaya sürülmedi mi? Koskoca Osmanlı ordusunun birkaç yüz katile niye ihtiyacı olsun? Ama oldu işte. Çünkü önlerine koydukları hedef ( Anadolu'nun etnik temizliği) bunu gerektiriyordu. http://www.sabah.com.tr/2009/02/14/haber,0D730F783C864467B7D6EB1B8BAA7259.html ''
Bu yazılara bakarsak ne kadar (kötü) bir tarihimiz var diye düşünecek insan.. Türk Tarih Kurumu ve bütün ülkelerin arşivleri var ama pek işe yaramıyor demek. Açılımlar ve destekçilerine sormak lazım bir sürü açılım veya taviz? verildi kim bize herhangi bir açılım yaptı; merak konusu.. Hocalı katliamına, 1915'te öldürülen, toplu olarak yakılan insanlarımıza, 1974'te ve öncesinde Kıbrıs'ta öldürülen Türkler'e, Bulgaristan'ın 1985'te yaptıklarına, AB'nin Kuzey Afrika'da yaptıklarına, ABD'nin Ortadoğu'da yaptıklarına (Daha aklımıza gelmeyen medeni ülkelerin! yaptığı diğer şeyler..) bazı basın neden sessiz ve onaylar pozisyonda. Bazı şeyleri biz yanlış mı biliyoruz.Biz tarihimizle utanç mı duymalıyız.Bazılarının istedikleri bu galiba..
Yok artık daha neler..

11 Şubat 2009 Çarşamba

MEDYA NE YAZIYOR

Medyanın ne kadar KİRLİ veya kirli olmadığını belli eden bir yazı, dün yayınlandı.Okumanızı tavsiye ederim. Bir Taraf! iktidardan beslendiği için ona yakın şeyleri yazmıyormuş Diğer Tarafta darbeciymiş onlarda o tarafın olaylarını yazmazlarmış.. Ben vatandaşım ; sorunların çözülmesini ilgilerden-sorumlulardan isterim ve beklerim. O sorunlar; enflasyon, huzur, işsizlik, eğitim, sağlık ve diğerlerinin çözülmesini en kısa zamanda bekliyorum.Bundan daha doğal bir istek olurmu?. Basınında bu sorunların ortaya çıkması ve çözülmesinde görev almasını beklerim.İsterim,istiyorum. Ama ne yazık ki bu beklediğimiz şeylerin dışında her şey var, oluyor, vatandaşta izlemek durumunda kalıyor.. Ben vatandaş olarak suçlunun belgeleriyle yakalanmasını ve cezasını çekmesini de istiyorum.Hak eden hak ettiğini bulmalı.Suç gerçekten varsa cezasız kalmamalı.Ayrımda yapılmamalı. Basında haktan yana olmalı; iktidardan veya onun karşısından değil.Millet iş ,aş ve huzur istiyor..
_______________________________________________________
Git yat Yakup
......
Madem Yakup, ‘yandaş medya’nın neden bazı haberlere yer vermediğini soruyor, ben de kendisine bazı ‘kolay sorular’ yönelteyim... Biz iktidardan beslendiğimiz için, her şeyi yazamıyoruz...
........
Peki sen ‘Formula’ meselesini yazdın mı? Frankfurt İş Bankası’nın verdiği ‘ballı krediyi’ hangi işadamının kullandığını yazdın mı?
......
Biz her şeyi yazamıyoruz... Peki sen, malum ve meş’um ‘28 Şubat sürecinde’ paspas edilip günah keçisi haline getirilen yasaların (örneğin RTÜK Yasası’nın) hangi medya grubuna işletilmediğini yazdın mı?
....
Daha da önemlisi, devletten vergi kaçırılıyor muydu? Bütün bunları yazdın mı? Madem bu kadar çok ‘yazamadığın’ var... Neden başkalarının yazamadıklarıyla bu kadar ilgilisin?
____________________________________________________________

8 Şubat 2009 Pazar

YERLİ SANAYİ ENGELLENİR Mİ

Ülkemizde ilk otomobil ve kamyon fabrikası 1927'de kuruldu..1930'da ihtiyacın üzerinde üretim yapıldığından kapandı!!.. NURİ DEMİRAĞ Beşiktaş'ta Uçak fabrikası kurar ve THK sipariş vermesine rağmen üretilmiş uçakları almaz..Bilirkişi raporlarına rağmen.. Etimesgut Uçak fabrikası da yurtdışından 30 uçak sipariş almasına rağmen yabancı bir firmayla traktör üretilmesi düşünülerek fabrika işlemez hale getirilir..Traktör işide yatar.. 1947 de TZDK nin Adana da traktör fabrikası projesi; bina,tezgah,makina ve ekipmanlar hazır olmasına rağmen gerçekleşmez.. İLK TÜRK OTOMOBİLİ DEVRİM çok eleştirildi.1961 de verilen 1.600.000 TL lik ödeneğim 900.000 lirasıyla 7 motor,4 otomobil,gerekli proje ve ekipmanlar gerçekliştirilmiştir..O zamanda emsalleri içinde en az parayla kısa zamanda gerçekleştirilen bir proje..Aynı tarihte AT NESLİNİN ISLAHI için 25.000.000 TL ödenek ayrıldı.Bütün Basın,İthalatçı firmalar,yabancı otomobil firmaları Devrim projesinin geçekleşmemesi için uğraşırlar.. İlk otomobil (1.6 milyon TL) ve At ıslahı (25 milyon TL): iki proje.. Yukarıdaki örnekler hepsi aslında bir ders..Alabilirsek. Birde bizim insanımız iyi de kötü de olsa Avrupa malı kullanmaya hevesli..Kullandığımız bir sürü eşya,makina ve giyim vs. Türkiyeden gider başka markayla ülkemize gelir yada bütün olumsuzluklara rağmen bir sürü kaliteli malı dışarıya satabiliyoruz..Bunları gözardı ederiz..Her ülkede otomobil ve ticari araç satışlarına bakın;kendi ülkelerinde imal edilen araçlar en üst sırada yeralırlar..Biz yerli mal kullanmasını sevmiyoruz yada mesafeli duruyoruz düşünmüyoruzki kendi malımızı aldığımızda kendi insanımız bu işten ekmek yiyecek.. bazı şeyleri gerçekleştirmeniz zorlaşır; çünkü maddi manevi dış baskılar ve bunların içerideki bağlantıları (basın v.s..) (Cumhuriyet Döneminde Endüstrileşme Maceramız-YARIM KALAN DEVRİM RÜYASI yazar,muhittin Şimşek .Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim..Kitap tantımından; ...... gerçekleştirilmesi gerekli olan TÜRK Sanayi Devrimini engelleme zihniyeti de belgeleriyle ortaya konuyor.)

5 Şubat 2009 Perşembe

İLK YERLİ OTOMOBİL; DEVRİM OTOMOBİLİ

Devrim Otomobiliyle ilgili bir yazı
mutlaka okuyun;
''2008 Ekim ayında gösterime giren, yapımcılığını ve yönetmenliğini Tolga Örnek'in yaptığı "Devrim Arabaları" filmi, Devrim arabalarına olan ilgiyi alevlendirdi. Hürriyet gazetesinde 2007 ve 2008 yılı içerisinde projede yer alan yüksek makine mühendisi Kemalettin Vardar'ın iki röportajı çıktı. Film kadar popüler olmasa da 2006 yılında Mühittin Şimşek'in "Yarım Kalan Devrim Rüyası" adlı kitabı da yayımlanmıştı.
Son zamanlarda ortaya çıkan bu yoğun enformasyonun temel ekseni Türkiye'nin kendine özgü bir arabayı neden yapamadığı ve projenin arkasında yatan politik atmosferdir. Oysa Devrim Arabaları projesi tasarım açısından da söylenebilecek çok şey taşımaktadır.
''
.....
(Devamı...)
____________________________________________________________________

YERLİ OTOMOBİL ÜRETMEK veya ÜRETEMEMEK

Kendi otomobil markalarımız var-dı.
Ama çok kısa sürdü.Bazılarıda başlamadan bitti...
DEVRİM ; ilk 100 % Türk otomobili
ANADOL; ilk seri üretim Türk otomobili
ZAFER; Bu proje bazı baskılarla gerçekleşmedi..
ÇAĞDAŞ; Anadol un devamıydı, belkide maddi sebeplerle gerçekleşmedi.
İMZA; Jetpa tarafından tanıtılması ve rakiplerinin baskısıyla başlamadan bitti.

Son 7 günde en çok okunanlar

EMEĞE SAYGI, KOPYAYA HAYIR

Protected by Copyscape DMCA Copyright Protection
Link verilmeden, ad belirtilmeden hiçbir materyal kullanılamaz.
_____________________©___________________
Site içeriğinin izinsiz kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi halde yasal yollara başvurulur.
Copyright © 2009 Her hakkı saklıdır