14 Kasım 2013 Perşembe

Siz hiç yollarda en sevdiğinizi kaybettiniz mi?

Oğlunuzu, kızınızı, eşinizi ya da dostunuzu, bir anda  “hoşçakal bile diyemeden” büyük bir sorumsuzluk ve dikkatsizlik sonucu kaybettiniz mi? İnsan çok yakınını kaybettiği zaman, bir anda ne kadar çaresiz olduğunu görüyor ve hiç bir şey yapamıyor.  Sadece boğazına bir düğüm takılıyor ve o düğümle yaşamaya alışıyor
17 Kasım 2013 Pazar, Dünya Trafik Mağdurlarını Anma Günü. 
 Bizim boğazımızdaki bu düğümden dünya üzerinde de milyonlarca insanda var. Herkesin bir hikayesi var, tadı damağında kalmış ve yazılacak çok sayfası boş kalan... Yollarda hayatını kaybeden ve yaralanan
milyonlarca insanı her yıl Kasım ayının 3. pazarı sevgi ve saygı ile anıyoruz.
Gazetelerin, bayram sonrası yer verdiği haberlerde yine aynı başlıklar vardı :     “Yollar Kana Bulandı”, “Acı Tablo”…  Uzun bayram tatilinde meydana gelen trafik çarpışmalarında, 131 kişi hayatını kaybetti,  6 bin 738 kişi de yaralandı . Bu rakam sadece olay anında hayatını kaybedenleri kapsıyor,
hastanede ya da daha sonra hayatını kaybedenler bu rakama dahil değil.”
Trafik ve trafik çarpışmaları ülkemizin en önemli sorunlarından birisi. Yıllardır sürüp gitmekte ve kanıksanmış bir sorun olarak da büyümeye devam etmektedir. Trafik çarpışması ve sonrasında yaşananlar, her gün ortaya çıkan çözümsüzlükler ise azalacağına , her geçen yıl daha da artıyor. Trafik çarpışmaları sonrası özellikle adalet, sigorta, rehabilitasyon ve yargı sistemi trafik mağdurlarının yaşam kalitesinin düşmesine neden oluyor.
Biz trafik kazası demiyoruz çünkü “kaza” kelimesi baştan affetmeyi öngörüyor. Oysa yaşananların hepsi dikkatsizlik ve sorumsuzluk nedeni ile meydana geliyor. Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir çarpışmaya neden olursunuz, hızınızı kontrol edemeyecek şekilde artırırsanız, istenmeyecek sonuçları ortaya çıkarırsınız, en basit önlem olan emniyet kemerinizi takmazsanız, çarpışma sırasında  yaralanma ya da ölüm riskini %40-%65 oranında artırırsınız ve birisine çarpıp kaçarsanız “bir insanın yaşam hakkını elinden alırsınız”. Biraz dikkat etsek, önce kendi güvenliğimizi düşünsek, kendi sorumluluğumuzu anlasak ve bizim başımıza gelmez demesek belki de yollarda bu kadar çok kayıp vermeyiz.
Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dünyada güvenli yolların hala sağlanamaması ve yol kayıplarının-yol yaralanmalarının önüne geçilememesi bizim ülkemizin olduğu gibi tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri.
Dünya üzerinde herkes öncelikle yayadır. Her yaya güvenli yollarda erişim hakkına sahiptir. Araçlar için yapılmış kuralların içerisinde, kaldırımlar bile araçlar tarafından işgal edilmiş ve yayalar “Korunmasız Yaya” ya dönüşmüştür. Günlük yaşamda bisiklet kullanımı teşvik edilirken,yollar aynı tehlike içerisinde korunmasız yayalar ve bisikletliler için tehlike oluşturmaktadır.

Tüm bu tehlikelere karşı, karar vericileri ve uygulayıcıları  TRAFİK TERÖRÜNE  karşı birlik olmaya çağırıyoruz.
1.       Trafik çarpışmaları sonrasında meydana gelen ölümler ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler. Korunmasız yayalar, bisikletliler ve Trafik Mağdurları olarak, Güvenli yollar istiyoruz.
2.       Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Araçlara tanınan ayrıcalığın Yayalara tanınmasını istiyoruz.
3.       Yaya gecitlerinde yol hakkı yayalarındır. Bekleyen yayayı gören ilk araç durmak zorundadır Öncelikli olarak okul ve hastane gibi kurumların önündeki yaya geçitlerinden başlayarak, tüm  yaya geçitlerinde acilen %100 güvenli geçiş istiyoruz.
4.       Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım,  bir insan hakları konusudur. Trafik çarpışmaları sonucu meydana gelen ölümler ve yaralanmalar “İnsan Hakları İhlali” olarak ele alınmalıdır.
5.       En önemlisi de cezalar caydırıcı olmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır. Verilen cezalar,  mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik çarpışması  davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Ve Yasa Koyucuların ve de yasaları uygulayanların cezaların caydırıcı olması için yeni bir düzenleme yapmalarını, “çarpıp-kaçan”ları ve bu tip eylemlerin ikinci derecede cinayet ve ikinci derecede cinayete teşebbüs olarak kabul gören yasal düzenlemelerin yapılmasını ve uygulanmasını istiyoruz.
6.       Trafik mağdurlarına, uluslararası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi talep ediyoruz.
Tüm karar verici otoritelerin ve siyasetcilerin Trafik Çarpışmalarına karşı ortak bir çalışma yapmasını, Yaklaşan seçim sürecinde, yerel seçim kampanyalarında trafik çarpışmalarının önlenmesi ile ilgili  projelerin yer almasını, Devlet desteği ile her birey, kurum ve kuruluşun katılacağı ortak bir kampanya ile yol kayıplarına karşı mücadele istiyoruz…
 Program
İstanbul, Bağdat Caddesi, Şaşkınbakkal Işıklar, Kazım Kulan Pasajı Önü
Saat 14.00-15.30
Basın Açıklaması ve Trafik Mağdurları Dilek Ağacına "Trafik ile ilgili dileğiniz nedir"? sorusunun yanıtlarını, yoldan geçenlerden alıp, ağaca asacağız ve sonra bu dilekler bir kitapta toplanacak. .
Ankara, Kuğulu Park
Saat 14.00-15.30
Basın Açıklaması ve Trafik Mağdurları Dilek Ağacına "Trafik ile ilgili dileğiniz nedir"? sorusunun yanıtlarını, yoldan geçenlerden alıp, ağaca asacağız ve sonra bu dilekler bir kitapta toplanacak.

Devamını buradan okuyabilirsiniz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En çok tercih edilenler; ekmek, su, antibiyotik!

TÜRKİYE ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA DÜNYA BİRİNCİSİ Türkiye’de hastaneye herhangi bir sebeple giden her 100 kişiden 30’unun reçetesine antib...