26 Eylül 2013 Perşembe

MAG DERGi'NiN KONUĞU DR. MEHMET ÖZ

Türkiye’de kadınlar için en büyük üç sağlık sorunu; kilo alımı, hareketsizlik ve stres... Evimi eşimle, dört çocuk, dört kedi, bir köpek, tavşan ve birkaç balıkla paylaşıyorum.Boğaz Avrupa’yı Asya’dan ayırır, ben de dünyayı daha açık görebiliyorum çünkü her ikisinin de uyum içinde yaşayabileceğini kabul ediyorum.
 Aile yemekleri eşim Lisa’nın oldukça ciddiye aldığı bir Türk geleneğidir.Eğer geç kalmışsanız kontrolden çıkarsınız ve 
kontrol odağını korumak bence olabildiğince sağlıklı yaşamlar sürmemizin en önemli noktalarındandır.
 Her aile gibi biz de her konuda anlaşamıyoruz fakat sağlık ve zindelik hepimiz için en önemli şey. Türk mutfağı hakkında en sevdiğim şey, kullanılan baharatlar.

Tüm dünyanın ilgi ile takip ettiği, televizyon programları izlenme rekorları kıran ve sağlıklı yaşam
tüyoları ile milyonları yönlendiren Doktor Mehmet Öz özel yaşamını ve sağlıklı bir bedenin ipuçlarını MAG Dergi okuyucuları ile paylaştı...
Uzun zamandır büyük bir heyecanla beklediğim röportajımı yapmak için.
New York’un meşhur binalarından Rockefeller’daki NBC stüdyolarına doğru yola çıktığımda bunları düşündüm konuğumla ilgili. İzlerken çok eğlendiğim saatler süren program çekimlerinden sonra buluştuğumuzda ise onu diğerlerinden farklı yapan özelliklerinin bunlarla sınırlı olmadığını gördüm. Karşımda gayet mütevazı, kurduğu cümlelerde sıklıkla sevgili eşi Lisa’ya olan hayranlığından bahseden, çocuklarına çok düşkün bir baba ve son zamanlarda hakkında çıkarılan onca spekülasyona rağmen Türk olmakla gurur duyan bir kişilik vardı...
Lafı hiç uzatmadan tüm içtenliğiyle sorularımızı yanıtlayan Doktor Mehmet Öz ile MAG Dergi’ye özel gerçekleştirdiğim röportajımla baş başa bırakıyorum sizleri. Kendisine ve bizi çok iyi ağırlayıp, çekimler boyunca tüm isteklerimizi titizlikle yerine getiren ekibine, özellikle Tim ve Donna Sulluvian’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Gelecek ay MAG Dergi sayfalgörüşmek üzere.
 New York’tan sevgilerimle…
 
Çocukluğunu Amerika’da geçirmiş birisi olarak Türk değerlerinin çocukluğunuzdan itibaren size işlendiğini düşünüyor musunuz?
A.B.D. ve Türkiye’de büyümüş olmak dünyadaki olayları yorumlamamda bana farklı bakış açılarını gösterdi. Her iki perspektife de değer verme avantajı sundu. Örneğin Delaware, A.B.D.’de bir çocuk olarak, hastanelerdeki insanlar size bakarlar ve aile önlerinde engel olur; Türkiye’de ise aile hastaya bakmak için olmazsa olmaz etkendir. Benzer meyiller tüm hayat tecrübeme işledi ve doktorluğa başladığımda tıp ve alternatif metotları birleştirilerek entegre edilmesi konusundaki çoğu tartışmanın iki tarafını da görebilmeye daha hazırlıklıydım. Metaforik konuşacak olursak, Boğaz Avrupa’yı Asya’dan ayırır, ben de dünyayı daha açık görebiliyorum çünkü her ikisinin de uyum içinde yaşayabileceğini kabul ediyorum.
Ailenizde Türk gelenekleri var mı?

Günümüz ne kadar yoğun olursa olsun akşam yemeğinde masaya ailece oturmaya zaman buluruz. Aile yemekleri eşim Lisa’nın oldukça ciddiye aldığı bir Türk geleneğidir. Akşam yemeği sunmak Öz hanesinde bir aile etkinliğidir; Lisa, Türk mutfağındakine benzer otlar ve baharatlarla süslenmiş sağlıklı ve lezzetli yemekler yapar ve soframızı çocuklarımızın yardımıyla kurarız. Bu yemekler sağlıklı bir beslenmeden fazlasını sunar. Bizi bir aile olarak daha yakın ve daha güçlü kılar, birbirimizin günlük hayatlarına daha ilgili olmamıza fırsat verir. Aile birlikteliği için bunun gerekli olduğuna inanıyorum.
Sıradan bir gün sizin için nasıl geçer?
Sabahları altı çeyrek civarı kalkarım. Daima, yaklaşık yedi dakika süren sabah yoga esneme egzersizleri yaparım. Yedi dakika olmasının bir nedeni var çünkü kendinize hayatınızın sabahları yedi dakika ayıramayacak kadar kontrol dışında olduğunu kabul ettirmeniz zordur. Bu yedi dakikalık esneme hareketlerini bitirince genelde işe gidene kadar kahvaltı etmem, fakat yine kahvaltı ettiğim saat de çok erken olur. İnsanlara kahvaltı etmelerini telkin ediyorum, kalkar kalkmaz ilk yaptığınız iş olması önemli değil fakat sabahın geri kalanında yemek yeme alışkanlığınızı dengelemeniz için uyanmanızı takip eden ilk saat içerisinde yapılması gerekir. Özellikle çok lifli, yüksek proteinli besinler kahvaltının amacını gerçekleştirir.
Katı olduğum diğer bir konu ise dakik olmaya çalışmak. Eğer geç kalmışsanız kontrolden çıkarsınız ve kontrol odağını korumak bence olabildiğince sağlıklı yaşamlar sürmemizin en önemli noktalarındandır. Sabah 6’ya kadar yaklaşık yedi buçuk saat uyku alabilmek için gece 10:30 civarı yatağa girmemle günü bitiririm. Bu muhtemelen çoğu Amerikalı’nın yeni yılda uygulayabileceği tek büyük ve kolay elde edilebilir hedeftir.
The Dr. Oz Show sizce neden bu kadar popüler?
İnsanlar sizi gerçekten evlerine taşıdılar... Şov hakkında her şey birçok diğer sağlık programından farklı, çünkü ortalama bir sağlık programındaki en önemli şey sunulan bilginin doğru olmasıdır, ki bence de bu odaklanması gereken önemli bir noktadır. Bizim için en önemli olan şey bunun eğlenceli bir tecrübe olması. Bir anda hayatınızı daha iyi yapabileceğiniz her çeşit harika görüşlerle doldurabilirsiniz. Eğlenceli olduğundan, pozitif bir takviye tecrübesi haline gelir. Geri gelip daha fazlasını almak istersiniz, daha iyi dinlersiniz ve böyle bir ortamda konuşmak istersiniz.
Öyle sanıyorum ki, programı izlerken insanları en çok şaşırtan şey ne kadar çok gülüp, eğlendikleri... Çünkü çoğu zamanımızı dans ederek, hoplayıp zıplayarak ve başka insanların var olan korkularını ifade etmelerine izin vererek geçiriyoruz ve bunların kimisini izlemesi çok eğlenceli. Diğer kısmı ise o kadar eğlenceli değil, fakat yine de onların üstesinden gelmesini gözlemledikçe size neşe katıyor. Bir ekip olarak yapmaya çalıştığımız şeyin büyük bir parçasının bu olduğunu düşünüyorum.
 
Tıbbı bıraktınız mı?
Bana hep tıbbı TV’de olmak için mi bıraktınız diye soruyorlar. Tutkumun insanların göğüslerini keserek açmakta olmadığını daima düşünürdüm. Amacım insanların hayatlarını daha iyi yapmalarına yardımcı olmaktı. Cerrahlık bunu yapmanın harika bir yoluydu. Kişiliğime uyuyordu, fakat aynı zamanda bana o alanda gelişmeme yardım eden zengin bir kültür bıraktı. Fakat benim kadar çok ameliyat yaptıktan ve cerrahi hakkında dersler verdikten sonra bir saatte bir insana, haftanın beş günü boyunca kendini ifade etmek yerine, haftanın her günü milyonlarca insana kendinizi ifade edebileceğinizin farkına varıyorsunuz. Ve doğru mesajlara sürekli bir şekilde maruz kalan insanlar hayatlarını değiştiriyorlar. Kariyerimin beni insanlarla yoğun, oldukça kısa iletişim kurmaya ittiği bir noktaya getirdiğini ve aynı zamanda kalp ameliyatını atlatır atlatmaz uyarıları unuttuklarını da fark ettim. Bu sorunların kökenine inebilmemiz için TV büyük bir fırsat. Ayrıca, hala hastanede çalışıyorum, her Perşembe ameliyat yapıyorum ve hastalarıma bakıyorum yani tıbbı bırakmadım. Biz şovda genelde korkunç bir konu olan sağlığı ele alıp, insanlar hastalıktan korkmak yerine sağlığı yaşayabilsinler diye neşeli ve eğlenceli bir hale getiriyoruz...
Türkiye’deki en büyük sağlık sorunları nelerdir?
Türkiye’de kadınlar için en büyük üç sağlık sorunu; kilo alımı, hareketsizlik ve stres... Tam tahıllı gıdaları tüketmek kilo kaybına yardımcı olacaktır. Stresle baş etmenin en iyi yollarından birisi de, kendinize, oturup düşüncelerinizi toplamak için gereken 5 dakika süreyi ayırmaya değer olduğunuzu fark etmenizdir.
Erkekler için en büyük üç sağlık sorunu ise; sigara kullanımı, hareketsizlik ve hipertansiyon. Sigarayı yalnız başınıza bırakamıyorsanız, ilaç desteği alabilirsiniz. İlaçlar % 5 şansı % 50’ye kadar çıkartır. Kesme şeker, makarna ve ekmek gibi beyaz gıdaları hayatınızdan çıkarmak kilo kaybını hızlandırır. Egzersiz gibi stres yönetimi araçları da otomatik olarak hipertansiyonu azaltacaktır.
Neden en çok işe yarayanın Akdeniz (sebzeler) mutfağı olduğunu düşünüyorsunuz?
Akdeniz diyetinin sağlık uzmanları tarafından önerilen birçok yönü var. Hatta düşük doymuş yağ oranı, yüksek sağlıklı yağ oranı, taze meyve ve sebzelerin önemi sebebiyle birçok kişi için en sağlıklı diyetlerden biri olduğunu düşünüyorum. Eğer diğer ülkelerin de benimseyeceği bir diyet seçecek olsam evde yetişmiş, doğal besinlere olan odağı ile İtalyan mutfağını seçerdim. Fazlaca işlenmiş besinleri yemek yerine birçok çeşit taze meyve, sebze ve basitçe pişirilmiş yağsız etler ile balıklar tercih edilir... Zeytinyağı, fazladan sağlıklı yağ ve konsantre besinler katar. Bu basit fakat oldukça lezzetli yaklaşım bizi doğal yollara geri döndürür ve özgün yemeklerin sunduğu mükemmel lezzetleri tatmamızı sağlar.
Akdeniz ülkeleri gibi bazı ülkelerin insanlarının nasıl olup da capcanlı ve parıldayan cilde sahip olduklarını hiç merak ettiniz mi?
İşte çok eski bir güzellik sırrı… Cevap o insanların, taze meyve, sebze ve sağlıklı yağ içeren gıdalarla beslenmelerinde gizli. İşte sizin de aynı ışıltıya sahip olabilmeniz için size önerebileceğim bazı cilt dostu yiyecekler…
-     Avokado, yumurta, baklagiller ve kuruyemişler cildin kurumasını engelleyen biyotin içerir.
-     Kırışıklıklarla savaşan Omega 3’ü ve antioksidanları için somon balığı tüketin.
-     Güneşin zararlarına karşı koruyan polifenol içeren yeşil çay için.
-     Antioksidanlarla dolup taşan narı mutlaka tüketin. Nar, kolajen üretimini harekete geçirir.
Daha genç ve sağlıklı bir cilt için bu mucize yiyecekleri tüketin ve genel sağlığınıza dikkat edin, çünkü sağlık güzeldir.
İyi bir eş ve babasınız. Bunu nasıl başarıyorsunuz, aile yaşantınızdan biraz bahseder misiniz?
Çocuklarım bana sürekli ceviz yediğimden sincap diyor, eşim ise yanımda sürekli yemek taşıdığım için çingene diyor. Evimi eşimle, dört çocuk, dört kedi, bir köpek, tavşan ve birkaç balıkla paylaşıyorum. Çocuklarımı kızgın görmekten rahatsız olmuyorum ve hayatlarını çok fazla rahat geçirmezlerse daha iyi olgunlaşacaklarına inanıyorum. Lisa ile 23 yaşında nişanlandım ve bunun şimdiye kadar yaptığım en zekice iş olduğunu düşünüyorum. Ailem, uyurken kediler üzerimde yattığından benim “kedilere fısıldayan adam” olduğumu düşünüyor. Mutlu bir aile olmada en önemli öğretmenim eşim oldu. Ailemizde birbirimize zaman ayırabileceğimiz günler belirleriz ve çocukların bu günlerde başka bir plan yapmasına izin vermeyiz. Elma toplamaya ya da balığa gideriz, amaç sadece birlikte bir etkinlikte bulunmaktır. Çocuklar böyle anlarda size açılır ve akıllarını kurcalayan şeyleri anlatırlar. Birbirimizle paylaştığımız en önemli şey zamanımız. Tatillerde, her çocuğun iyi olduğu bir etkinlikte gelişmesine izin veren bir dizi oyunlar oynadığımız “Öz Olimpiyatlarımız” var. En önemli kural birbirinizle geçireceğiniz güzel vakit bulmanızdır. Çocuklarımın müziklerini dinliyor ve onlarla bunu konuşuyorum, beraber filmler izliyoruz. Ne olduğu önemli değil, beraber geçirdiğiniz saatler önemli.
Eşiniz ve çocuklarınızın kilolarıyla arası nasıl? Onları formda tutuyor musunuz?
Eşim Lisa, benim gibi sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzını seviyor ve çocuklarımız da çoğunlukla buna uyuyor. Evde sağlıklı besinler tutuyoruz ve aile aktivitelerimize fiziksel zindeliği de ekliyoruz. Her aile gibi biz de her konuda anlaşamıyoruz fakat sağlık ve zindelik hepimiz için en önemli şey.
Müzik terapisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Müzik binlerce yıl tıpta kullanıldı. Antik Yunan filozofları müziğin beden ve ruhta iyileştirici etkisi olduğuna inanırlardı. Şarkı söyleme ve ilahiler Amerikalı yerlilerin iyileştirme seremonilerinin binlerce yıl parçası olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nda ruhsal hastalıklar genelde müzikle tedavi edilirdi. Müzik terapisine daha resmi bir yaklaşım II. Dünya Savaşı sonrasında araştırmacılar müziğin duygusal olarak rahatsız gazilerde olumlu etkiler yarattığını gözlemlemeleriyle başladı.
Günümüzde, müzik terapisinin yüksek kan basıncını, depresyonu ve uykusuzluğu azaltmaya yardımcı olduğuna dair kanıtlar mevcut. Alzheimer hastalarında müzik terapisinin aksiyeti ve saldırganlığı ciddi oranda azalttığı gözlemlenmiştir. Müzik terapisinin kanser gibi hastalıkları doğrudan çözeceğine dair bir iddia bulunmasa da tıbbi uzmanlar müziğin belirli semptomları azaltıp iyileşmeye, fiziksel hareketi geliştirmeye ve hastanın hayatının genel hayat kalitesini zenginleştirmeye yardım ettiğine inanıyor.
Peki ya siz ne tarz müzik dinliyorsunuz?
Kişisel olarak ben ruh halimi yükseltmek ve rahatlamak için klasik müzik dinlemeyi seviyorum. Bazen ameliyathanede de müzik açıyorum. Ameliyathanelerde müziğin etkisini araştıran birkaç çalışma, müziğin genel olarak cerrahın performansına pozitif katkı sağladığı sonucuna varmıştır.
Türk insanlarının yeme alışkanlıklarının avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Türk mutfağı hakkında en sevdiğim şey, kullanılan baharatlar. Baharatlar; ek tuz ya da yağ gerektirmeden yemeğin tadını geliştirebilmenin harika bir yolu. Ayrıca yemeklerin yapıldığı sağlıklı sebze çeşitlerini çok seviyorum; mesela domates, yapraklı yeşillikler ve sarımsak gibi. Bunlar düşük kalorili, dolgu lif oranı yüksek ve hastalıklarla mücadele eden anti-oksidanlarla doludur. Türk mutfağının sağlık açısından beni en çok tedirgin eden kısmı ise çok fazla kırmızı et tüketimi. Kırmızı et; kuzu ve sığır eti gibi yüksek ölçüde, kalp rahatsızlıkları ve belirli kanser tipleri riskini arttırabilecek doygun yağ içerir. Neyse ki, çoğu geleneksel Türk tariflerinin birçoğunda kırmızı eti, yağsız tavuk göğüs eti ile değiştirebilirsiniz.
Programınız Türkiye’de Digiturk Home TV’de yayınlanıyor ve bu programın dördüncü sezonu. İzleyicileriniz için programınızda değineceğiniz en favori konularınız neler olacak?
Bu sezon, hayat kurtarmaya ve korunmayı öğreten 600’e yakın programdan denenmiş yöntem ve konuları alarak sağlığın hassas noktalarına daha derin bakıyoruz. İzleyicileri sağlıklı yaşama yöneltecek daha çok egzersiz programları ve kişisel sağlık anekdotları ile seyirciye birçok önemli bilgiyi sunmayı hedefliyoruz. Okul çağında olan ve obezite gibi önemli kilo problemleri yaşayan çocuklara bilgi vermek amaçlı birçok konuyu kapsayan ve First Lady Michelle Obama dahil ünlü konuklarla programımızı yepyeni bir seviyeye taşımayı düşünüyoruz. Hayat kurtarıcı araçlar ve bilgiler, göbek yağı ve vücutsal artıklar gibi utanç verici konularla baş etmenin eğlenceli yollarını sunacağız ve “The Dr. Oz Show” izleyicisi ile buluşacağız.
 RÖPORTAJ: Betül Doğruak, MAG Dergisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En çok tercih edilenler; ekmek, su, antibiyotik!

TÜRKİYE ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA DÜNYA BİRİNCİSİ Türkiye’de hastaneye herhangi bir sebeple giden her 100 kişiden 30’unun reçetesine antib...