25 Ağustos 2013 Pazar

iŞ HAYATINDA FARKLı 1 SORUN;YILLIK İZNİN TİCARETİ OLMAZ

Günümüzde çoğu işyeri, halen; çalışanları haberi olmasızın girdi çıktı yaparak hakkını
 ( sigortasını) gaspetmeye devam ederken, bu duruım ilgili kurumlarca da  sadece izlenirken(!)  yaz aylarıyla izin durumuda gündeme oturdu. Bazı yerlerde izin verilmesi zorlaşırken bazende zorunlu  ücretsiz izin durumu söz konusu oluyor!Aslında izin , bedenin dinlenmesi için gerekli ve zorunlu bir süreç.
Bu konuyla ilgili yayınlanan bir basın bülteni aşağıda yer alıyor;
Tatil sezonunun açılmasıyla birlikte yıllık izin karmaşası da yeniden boy göstermeye başladı. Bu dönemde işverenden, muhasebecilere, işçilerden insan kaynaklarına kadar birçok birim sistematik bir karmaşanın içinde buluyor kendini. İş Hukuku Enstitüsü hukuksal anlamda
yaşanan bu karmaşayı biraz daha aydınlatabilmek amacıyla danışmanlık hizmeti veriyor.
Yıllık izin kavramı her dönem değişen yönetmeliklerle bilinirliğini yitiriyor ve asıl zorluk da burada başlıyor. Bu yüzden çoğu zaman da iş hukuku anlamındaki çalışmalarda özellikle yıllık izinlerde el yordamıyla, varsayımlarla hareket ediliyor. Özellikle dikkat edilmesi gereken azami sürenin doldurulması halinde işçinin motivasyonu ve vücut sağlığı için yıllık iznin feragat edilemeyecek bir zorunluluk olduğu. “İş Kanununa göre işçinin yıllık izin hakkını kullanması şarttır. Bu bakımdan, iznin paraya çevrilmesi ve işçinin izin ücretini alarak işyerinde çalışmaya devam etmesi söz konusu olamaz.”
 
Yıllık İzin Yasal Bir Zorunluluktur!

İş Hukuku Enstitüsü Başkan Yardımcısı Avukat Naciye Uçar yıllık iznin işçi için bir hak olduğunu ve bu dinlenme hakkının Anayasa'nın 50. maddesinde de düzenlendiğini belirterek; “Özellikle yıllık izin çok kapsamlı ve yanlış yönlendirmelerden dolayı birazda karmaşık gözüken bir sistemdir. Genel olarak değerlendirecek olursak, izin süresi 4857 sayılı İş Kanunu’na göre ilk parçası 10 günden aşağı olmamak üzere bölünebilir. Bu da demektir ki beş yılını doldurmayan işçinin yıllık izni ancak 10 gün ve 4 gün olarak bölünebilecektir. 4857 sayılı Kanun’un 53üncü maddesine göre uygulanan yıllık izin süreleri hizmet süresi; bir yıldan beş yıla kadar olanlara yılda 14 gün, beş yıldan fazla ve on beş yıldan az olanlara yılda 20 gün, on beş yıl ve daha fazla olanlara yılda 26 gün ücretli yıllık izin verilir. Dolayısıyla beş yılını dolduran çalışanın yıllık izin süresi 20 gündür ve bu süreden daha az olmak üzere kullandırılamaz. Şayet daha az süre ile kullandırılmışsa ücretleri iş sözleşmesinin feshi tarihi itibariyle ödenmelidir. İş Kanunu’na göre 18 ve daha küçük yaştaki işçiler ile 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin 20 günden az olamaz. Bu kurala aslen yıllık izin kullandırılmaması ile ilgili de hüküm eklenmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Zira bu yaş grubunda yer alan insanlara fazladan izin süresinin verilmesinin sebebi çalışmalarından dolayı yıpranma derecelerinin fazla olmasıdır. Yıllık izin PARAYA ÇEVRİLEMEZ.  Paraya çevrilmesinin tek istisnası, sözleşme feshi olduysa ve içeride işçinin kullanamadığı yıllık izni varsa, bu izinler paraya çevrilebiliyor. Yıllık izin ücretleri ancak iş sözleşmesinin sona erme tarihi itibariyle ödenir. İşçinin çalışma dönemi içerisinde izin kullandırılmayıp izin ücretinin ödenmesi söz konusu olamaz. Bu durum yasaya da aykırıdır aynı zamanda Yargıtay’ın ilke kararları vardır. İşveren işçinin iznini kullandırmak zorundadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Günde 1 paketçik sigara!

Türkiye’de son on yılda sigaraya harcanan para dudak uçuklattı. 2006-2015 yılları arasında 256,7 milyar lira havaya uçarken özellikle iç pi...